thorndike ve öğrenme

Thorndike’in 1930’dan Önceki İkincil İlkeleri

Tepki Çeşitliliği

Organizma (insan ya da hayvan), bir problemle karşılaştığında bir tepkide bulunur; o çözüm getirmezse bir başkasını dener. Bu durum, çözüme ulaştıran tepki bulununcaya kadar devam eder. Çözüme ulaşıncaya kadar çok çeşitli tepki gösterme, deneme yanılma yoluyla öğrenmenin bir gereğidir. Bu durumda çözüme ulaşma yani öğrenme, organizmanın aktif olma eğilimini sürdürmesine bağlıdır (Senemoğlu, 2005, sy:136).

Dikkat Çekici Uyarıcılar

Thorndike’a göre öğrenen kişi, problem ya da uyarıcı durumdaki dikkati çeken, daha baskın olan öğeleri ya da uyarıcıları seçerek onlara tepkide bulunur. Diğer önemsiz öğeleri, gereksiz ayrıntıları eler. Davranışı yönlendiren, çevredeki uyarıcıların tümü değil, dikkati çeken bazı uyarıcılardır. Bu nedenle Thorndike’a göre bir uyarıcı durumda nasıl tepkide bulunacağımız, hem dikkat ettiğimiz uyarıcıların ne olduğuna, hem de bu uyarıcılarla ilişkilendirdiğimiz tepkilerin neler olduğuna bağlıdır (Senemoğlu, 2005, sy:136).

Öğrenici Özellikleri

Thorndike’a göre, öğrenenin öğrenme ortamına getirdiği özellikler öğrenmede rol oynar. Davranışın genel yasası, herhangi bir dışsal uyarıcıya yapılan tepkinin, çevredeki uyarıcılara bağlı olduğu kadar, insanın koşullarına da bağlı olduğudur. Bir başka deyişle, çevredeki uyarıcılara karşı yapılan tepkiyi hem dışsal uyarıcılar hem de insanın koşulları belirlemektedir.

İnsanın koşulları iki başlık altında toplanmaktadır. Bunlardan biri kalıtım gibi değişmez, sürekli olan koşuldur. Bir diğeri de tutumlar (organizmanın büyük ölçüde haz ya da kızgınlık duyduğu şeyler), eğilimler gibi daha değişmeye açık geçici koşullardır. Böylece öğrenmedeki bireysel farklılıklar, insanlar arasındaki bu temel farklılıklarla açıklanabilir. Hangi etkinliğin tatmin edici ya da rahatsız edici olduğu, öğrenmenin meydana geldiği anda bireyin ya da organizmanın bulunduğu koşullara yani kalıtsal mirasına, öğrenme geçmişine, tutumlarına, eğilimlerine bağlıdır (Senemoğlu, 2005, sy:137).

 Benzetme Yoluyla Tepkide Bulunma

Yeni karşılaşılan bir durumda yapılan tepki, daha önce benzer bir durumda gösterilen tepkidir. Başka bir değişle, her iki durumda öğelerin benzerliği ölçüsünde, yeni durumda gösterilecek tepki, önceki durumda yapılan tepkiye benzeyecektir. Karşılaşılan iki durum arasındaki benzerlik büyük ise, tepkilerdeki benzerlik de büyük olacaktır. Buna sonradan “uyarıcı genellemesi” adı verilmiştir. Thorndike ise bunu “transferde benzer öğeler teorisi” olarak açıklamaktadır. İki benzer durum arasındaki transfer miktarını, iki durumda da var olan ortak öğelerin sayısı belirlemektedir. İki durum arasındaki ortak öğelerin sayısı artıkça, transfer miktarı da artar. Bu benzer öğeler uyarıcı duruma ait olabileceği gibi, sürece ait de olabilir. Örneğin, okulda sözlüğe “yaşantı” kelimesi için bakmayı öğrenen bir çocuk okul dışında “yaşantı” sözcüğü ile hiç ilgisi olmadan herhangi bir sözcüğün anlamını bulmak için sözlüğe bakma davranışını transfer edebilir. Bu durumda uyarıcı öğelerden çok, süreç öğeleri transfer edilmiştir.

Thorndike göre okuldaki dersler, okul dışında da kullanılacak şekilde ve benzer koşullarda öğretilmelidir. Böylece, matematik gibi alanlar zihni güçlendirmede değil, okul dışında da kullanılabilecektir (Senemoğlu, 2005, sy:137).

Çağrımsal Geçiş

Çağrımsal geçiş, bir uyarıcı durumda gösterilen tepkinin, duruma yeni uyarıcıların eklenmesinin ardından, eski uyarıcıların ortamdan derece derece çıkarılarak; tamamen yeni uyarıcılara eski tepkinin gösterilmesidir. Geçiş sırasında orijinal uyarıcı yavaş yavaş ortamdan çıkarılır. Bu orijinal uyarıcıya gösterilen tepki ortama eklenmiş uyarıcıya da gösterilir. Thorndike bu ilkeyi kediye “ayakta dur” emrini öğretirken kullanmıştır. Önce kediye bir parça balığı yukarıdan göstermiş, daha sonra kediye “ayağa kalk” deşmiştir. Yeterli sayıda deneme yaptıktan sonra yavaş yavaş balığı ortamdan çekmiş, sadece “ayağa kalk” komutunu verdiğinde de kedinin ayağa kalktığını görmüştür.

Bu çağrımsal geçiş ilkesini özellikle reklâmcılar çok iyi kullanmaktadırlar. Saygı duyulan kişilik, anne, güzel kadın, yakışıklı erkek, sevilen sanatçı, güzel manzara gibi olumlu duygular meydana getiren uyarıcı objelerle sigara, otomobil, deodorant, deterjan gibi kendi ürünlerini eşleştirirler. Bu iki uyarıcı sıkça birlikte verildikten sonra, orijinal uyarıcının meydana getirdiği olumlu duyguları, reklâmcının ürününün de tek başına meydana getirdiği gözlenir. (Senemoğlu, 2005, sy:139).

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

trabzon escort dns sunucusu yanıt vermiyor sex hikayeleri seks hikayeleri free porn tipobet ordu escort ordu escort sakarya escort sakarya escort tekirdağ escort tekirdağ escort tekirdağ escort tekirdağ escort uşak escort uşak escort uşak escort yalova escort yalova escort yalova escort yozgat escort yozgat escort zonguldak escort zonguldak escort
çeşme escort
kemer escort
çorlu escort