Pekiştireçler ve ceza

Pekiştireçler ve Ceza

Ortama konulduğunda ya da ortamdan çıkarıldığında bir davranışın yapılma olasılığını artıran uyarıcılara pekiştireç denir ve olumlu ve olumsuz olmak üzere ikiye ayrılır.

1- Olumlu Pekiştireç

Olumlu pekiştireçler, organizma için hoş olan, organizmanın elde etmekten haz aldığı ve organizmaya verildiğinde davranışın yapılma olasılığını artıran uyarıcılardır (Kaya, 2001). Örneğin bir öğretmen sınavdan tam puan alan öğrencilere hediye verdiğinde, hediye öğrenciler için birer olumlu pekiştireç olacaktır. Çünkü elde ettiği hediye öğrencide hoş duyguların oluşmasını sağlamıştır.

Olumlu pekiştireçler birincil ve ikincil olmak üzere iki grupta toplanmaktadır. Birincil olumlu pekiştireçler; yiyecek, su gibi organizmayı doğal olarak pekiştiren ve canlının yaşaması ile ilgili olan pekiştireçlerdir. İkincil olumlu pekiştireçler ise, herhangi bir nötr uyarıcının olumlu birincil pekiştireçlerle ilişkilendirilmesiyle olumlu pekiştireç özelliği kazanan uyarıcılardır (Senemoğlu, 2005). Örneğin para küçük bir çocuk için nötr, çikolata ise birincil pekiştireçtir. Çocuğa para verildiğinde bu onun için bir şey ifade etmez. Ancak parayla çikolata alabildiğini öğrendiği zaman para birincil olumlu pekiştireç olmaktadır.

2- Olumsuz Pekiştireç

Olumsuz pekiştireçler organizma için hoş olmayan, organizmanın kaçınmak istediği ve ortamdan çıkarıldığında davranışın yapılma olasılığını artıran pekiştireçlerdir (Kaya, 2001). Örneğin; otobüslerdeki hız kayıt ve kontrolü sağlayan cihaz 90 km hızı geçince ses çıkarmaya başlamaktadır. Aynı şekilde yeni arabalarda emniyet kemeri bağlanmadığı sürece giderek şiddeti artan bir ses sürücüyü rahatsız etmektedir. Sürücüler bu sesten kurtulmak için hız kontrolünü ve kemer bağlamayı öğrenmektedirler. Sporcuların doping yapmalarını engellemek için, doping yaptığından kuşkulanılan sporcudan sürekli idrar alarak analiz etmek, sporcuyu caydıracaktır (Ergün, Öğrenme Teorileri).

Olumsuz pekiştireçler de birincil ve ikincil olmak üzere ikiye ayrılır. Birincil olumsuz pekiştireçler; organizmaya zarar veren, yaşamı tehdit eden uyarıcılardır. Rahatsız edici yüksek tonlu sesler buna örnek gösterilebilir. İkincil olumsuz pekiştireçler ise herhangi bir nötr uyarıcının birincil olumsuz pekiştireçle ilişkilendirilmesiyle pekiştireç özelliği kazanan uyarıcılardır. Örneğin, soba başlangıçta küçük bir çocuk için nötr bir uyarıcıdır. Oysa çocuk elini sobaya değdirip yaktıktan sonra, soba çocuk için olumsuz pekiştireç özelliği almıştır (Senemoğlu, 2005).

OLUMLU VE OLUMSUZ PEKİŞTİRME

Gerek birincil, gerekse ikincil olumlu pekiştireçler ortama konulduğunda davranışın yapılma olasılığı artar. Buna karşın gerek birincil, gerekse ikincil olumsuz pekiştireçler ortamdan çıkartıldığında davranışın yapılma olasılığı artar. Bu durumda pekiştirme, olumlu pekiştireçleri ortama koyarak, ya da olumsuz pekiştireçleri ortamdan çıkararak davranışın yapılma olasılığını artırma işlemidir (Senemoğlu, 2005).

Pekiştireçler yoluyla birey istendik ve istenmedik davranışlar öğrenebilir. Bu nedenle pekiştireçler çok dikkatli kullanılmalı ve doğru davranışlar pekiştirilmelidir. Örneğin anne ve babaların çok sık gösterdikleri bir davranış, ağlayan çocuğa susması için istediklerini vermektir. Bu yolla çocuklar istediklerini elde etmek için ağlamayı öğrenirler. Olumsuz pekiştirmelerde de istenmedik davranışlar kazanmaktadır. Sıkıntıdan ya da sorunlardan kurtulmak için içki içme, uyuşturucu kullanma olumsuz pekiştireçlere örnek verilebilir (Erden ve Akman, 2004).

Pekiştirmede Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

1- Pekiştirme gözlenen olumlu davranıştan hemen sonra yapılmalıdır.

2- Pekiştirmede pekiştireç olarak kullanılacak uyarıcıların seçimi önemlidir. Her pekiştireç her bireyde aynı etkiyi yaratmayabilir.

3- Pekiştirecin miktarı pekiştirmede önemlidir.

4- Küçük çocuklara maddesel pekiştireçler daha etkili olurken, daha büyük çocuklara takdir ve onar bildiren sözel pekiştireçler kullanılmalıdır.

5- Yeni bir davranış kazandırma sürecinde davranış sürekli pekiştirme tarifesiyle pekiştirilmeli, davranış kazandırıldıktan sonra değişik pekiştirme arifelerine geçilmelidir.

6- Davranışın sürekli pekiştirilmesi olumsuz sonuçlar doğurabilir. Birey sürekli pekiştireç beklentisi içinde olmamalıdır ( Kaya, 2001).

CEZA

Ceza, organizmaya istemediği bir şeyin verilmesi ya da istediği bir şeyin verilmemesidir. Bir başka deyişle, organizmaya olumsuz pekiştireçlerin verilmesi ya da olumlu pekiştireçlerin verilmemesidir. Skinner ve Thorndike, cezanın cezalandırılan davranışı ya da alışkanlığı yok etmediği, sadece baskı altına aldığı konusunda hemfikirdirler. Cezalandırılan davranış, cezanın etkisi yok olunca tekrar ortaya çıkmaktadır (Senemoğlu, 2005).

Cezanın Olumsuz Etkileri: Skinner’e göre, cezalandırılan organizmada korku meydana gelir ve bu korku cezalandırıldığı sırada çevresinde bulunan diğer uyarıcılara da geneller. Örneğin; arkadaşlarını rahatsız ettiği için cezalandırılan çocuk bu sırada sınıfta bulunan tüm uyarıcılara da olumsuz duygular geliştirir. Ceza organizmaya ne yapmaması gerektiğini göstermekle birlikte asıl önemli olan ne yapması gerektiğine ilişkin bilgi vermez. Ceza, organizmanın saldırgan olmasına neden olmakta, saldırganlık da başka problemler doğurmaktadır (Senemoğlu, 2005).

İki tür ceza vardır:

  1. I. Tip Ceza: Birinci tip ceza, istenmeyen bir davranışın engellenmesi veya ortadan kaldırılması için organizmaya hoş olmayan uyarıcıları vermektir ( Kaya, 2001). Hırsızlık yapan birinin bu kötü alışkanlıktan vazgeçmesi için özgürlüğünü kısıtlamak, kırmızı ışıkta geçen birine para cezası vermek birinci tip cezaya örnek gösterilebilir.

  2. II. Tip Ceza: İkinci tip ceza, istenmeyen bir davranışın engellenmesi veya ortadan kaldırılması için organizma için hoş olan uyarıcıları ortadan kaldırma işlemidir ( Kaya, 2001). Derste sınıfın huzurunu bozan bir öğrenciyi teneffüste dışarı çıkarmamak ya da trafik kurallarına uymayan birinin ehliyetini elinden almak bu tür cezalara örnek gösterilebilir.

Pekiştireç davranışı güçlendirirken, ceza zayıflatır ya da belli bir süre için durdurur. Ceza davranışı kısa zamanda durdurduğu ve uygulaması kolay olduğu için öğretmenler ve ebeveynler tarafından sıkça kullanılmaktadır (Ergün, Öğrenme Teorileri).

Olumsuz pekiştirme ile ceza, çoğu zaman karıştırılmakta birinin yerine kullanılmaktadır. Oysa olumsuz pekiştirmede, olumsuz pekiştireçler ortamdan çıkartılırken, cezada olumsuz pekiştireçler ortama konur. Olumsuz pekiştirmede, davranışın tekrar edilme olasılığı artarken, ceza, davranışı durdurur (Ergün, Öğrenme Teorileri).

Skinner, cezaya alternatif olarak şunları önermektedir (Skinner, 1971).

  1. İstenmeyen davranışa neden olan ortamı değiştiriniz, böylece davranış değişecektir.
  2. İstenmeyen davranışı bıkıncaya kadar yaptırınız.
  3. Eğer istenmeyen davranış çocuğun gelişim döneminin bir özelliği ise, çocuğun bu dönemi atlatmasını sabırla bekleyiniz.
  4. İstenmeyen davranışı görmezden gelip, istenen davranışı gördüğünüzde hemen pekiştiriniz.
  5. Cezalandırmaya alternatif en etkili süreç sönmedir. Ancak uzun zaman alır ve sabırla beklemeyi gerektirir.

SÖNME

Edimsel koşullama ortamında pekiştirici uyarıcının kaldırılmasıyla davranış sıklığında bir azalma ve en sonunda edim düzeyine inme görülür. Söndürme sürecinde, davranışın sıklığı hemen azalmaz. Söndürmenin başlamasıyla davranış sıklığında kısa süreli bir artma görülür. Ancak pekiştirilmeyen davranışın sıklığı giderek azalır ve doğal ortamdaki gözlenme düzeyine düşer. Örneğin, öğretmenin beğenisini kazanmak için uzun bir süre çeşitli girişimlerde bulunan bir öğrenci, öğretmenin onun hareketlerini bir türlü fark etmemesi üzerine bu girişimlerden vazgeçmiştir. Buradaki vazgeçiş bir sönmedir (Senemoğlu, 2005).

KENDİLİĞİNDEN GERİ GELME

Gerek klasik koşullamada, gerekse edimsel koşullamada sönen davranışın zaman zaman tekrar ortaya çıkmasına kendiliğinden geri gelme denir. Örneğin; her davranışı ağlayarak elde etmeyi öğrenmiş bir çocuğun annesi, bu davranışı görmezden gelerek söndürmeye çalışmış, bu arada çocuğun isteklerini ağlamadan ifade etme davranışını pekiştirmiş ve çocuğa isteklerini ağlamadan ifade etme davranışını kazandırmıştır. Bu durumda istenmeyen davranış söndürülmüş, istendik davranış kazandırılmıştır. Ancak bir süre sonra herhangi bir durumda çocuk isteklerini ağlayarak ifade etme davranışını gösterebilir. Sönen bir davranış bir süre sonra yeniden ortaya çıkmıştır. Bu duruma kendiliğinden geri gelme denir ( Kaya, 2001).

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

trabzon escort film izle 2017 cs go crosshair kafa topu dns sunucusu yanıt vermiyor sex hikayeleri seks hikayeleri free porn instagram takipçi hilesi instagram takipçi hilesi porno izle
çeşme escort
kemer escort
çorlu escort